Richter Ölçeği Nedir, Neyi Ölçer?

Dünya’nın oluşumu sırasında yer kabuğu levhalara ayrılmıştır ve bunların hareketleri sonucu deprem olur. Yani deprem tüm Dünya için tıpkı yağmur yağması kadar doğal bir olaydır. Tabii maalesef pek çok acı tecrübe ile öğrendik ki yer kabuğunun bu şekilde sallanması sonucunda insanlar olarak çok kötü sonuçlarla karşılaşıyoruz. Yaşanan bu depremlerin büyüklüğünü ölçmek için uzun yıllardır Richter ölçeği kullanılıyor.

Richter ölçeği depremin büyüklüğünü ölçer, şiddeti ve gücü için ise farklı birimler kullanılır. Sismograflar aracılığıyla ölçülerek depremin büyüklüğü ortaya koyan bu birim değeri, bugün bile aktif olarak kullanılmaktadır. Birimin katlarının ortaya koyduğu deprem büyüklüğü ise düşündüğümüzden çok daha farklıdır. Richter ölçeği nedir, neyi ölçer, nasıl hesaplanır gelin tüm detaylarıyla inceleyelim.

Öncelikle hatırlayalım; Deprem neden olur?

Oldukça karışık bir konu ancak temel bir tanım yapmak gerekirse yer kabuğundaki levha hareketleri sonucunda meydana çıkan enerji sismik dalgalanmalara neden olur ve bu durum yeryüzünü sarsar. Deprem olarak adlandırılan bu sarsıntı kıta kaymalarına, toprak kaymalarına, tsunamiye ve farklı volkanik hareketlere neden olabilir.

Peki deprem neden hep gece olur?

Aslında her deprem gece olur diye bir kural yok, deprem gece de gündüz de farklı büyüklüklerde olabilir. Fakat Güneş’in çekim gücü nedeniyle Dünya’nın gece yaşandığı bölümü gergin, gündüz yaşandığı bölümü gevşektir. Yaşanan bu gerginlik kaynaklı olarak yer kabuğu kırılmaları daha kolay yaşanabilir. Benzer bir durum Ay tutulmalarında ve Güneş tutulmalarında da görülebilir ama dediğimiz gibi, bunlar kesin kurallar değildir.

Gelelim deprem nasıl ölçülür sorusuna; Richter ölçeği nedir?

Dünyamızda yaşanan depremlerin büyüklüğü Richter ölçeği olarak adlandırılan bir birim değeri üzerinden ölçülür. Bu birim değeri sismograf tarafından ölçüldüğü için depremin aletsel büyüklüğü olarak adlandırılır. Günümüzde farklı birimler ve farklı ölçekler kullanılıyor olsa bile yine de Richter ölçeği hala önemli bir birim değeri olarak kabul edilmektedir.

Uzun yıllardır kullanılan Richter ölçeği ne zaman geliştirildi?

Richter ölçeğinin mucitleri Charles Francis Richter ve Beno Gutenberg isimli iki bilim insanıdır. California Institute of Technology’de görevli olan iki bilim insanı, 1935 yılında Bulletin of the Seismological Society of America’da yayımlandıkları ‘Bir aletsel deprem büyüklük ve sarsıntı oranı ölçeği’ adlı makalede Richter ölçeğini duyurmuşlardır. Benzer bir çalışma daha önce K. Wadati isimli bir bilim insanı tarafından 1931 yılında teorize edilmiştir.

Tam olarak Richter ölçeği neyi ölçer?

Richter ölçeği, yer kabuğundaki levha hareketleri yani deprem kaynaklı yeryüzü sarsıntılarını ölçmektedir. Ölçüm 1 ile başlar ve 9.5’e kadar çıkar. Aslında depremler çok daha büyük olabilir ama genel görüşe göre levha hareketlerinin oluşturacağı depremler 9.5’te daha büyük olmayacaktır. Tabii doğanın ne yapacağı belli olmaz.

Bir de moment magnitüd ölçeği var:

1979 yılında geliştirilen ve sık sık Richter ölçeği yerine de kullanılan moment magnitüd ölçeği, deprem sırasında ortaya çıkan enerjiyi ölçer. Richter ölçeğinden farklı olarak ölçme değerinde bir üst sınırı yoktur ama moment magnitüd ölçeği ile 3.5’tan küçük depremler ölçülmez. 

Richter ölçeği formülü nasıl hesaplanır?

Richter ölçeğinin teknik bir formülü var ama eminiz asıl merak edilen, ölçünün büyüklüğüne olan artış oranını bilmektir. Şöyle ki Richter ölçeği kullanılarak büyüklüğü ölçülmüş bir depremin yıkım gücü, sallanmanın 3/2’inci kuvvetine orantılıdır. Yani lineer değil, logaritmik bir büyümeden bahsetmeliyiz.

Richter ölçeğine göre 1 birim artan deprem büyüklüğünü 10 üzeri 3/2 olarak hesapladığımız zaman karşımıza moment magnitüd ölçeğinde 31.6 değeri çıkar. Yani 6 büyüklüğündeki deprem, 5 büyüklüğündeki depremden 10 kat daha büyüktür. 

Dünyada hangi sıklıkla deprem oluyor?

  • 0 il 1.9 büyüklüğünde günde 8 bin deprem oluyor.
  • 2 ile 2.9 büyüklüğünde günde bin deprem oluyor.
  • 3 ile 3.9 büyüklüğünde yılda 49 bin deprem oluyor.
  • 4 ile 4.9 büyüklüğünde yılda 6200 deprem oluyor.
  • 5 ile 5.9 büyüklüğünde yılda 800 deprem oluyor.
  • 6 ile 6.9 büyüklüğünde yılda 120 deprem oluyor.
  • 7 ile 7.9 büyüklüğünde yılda 18 deprem oluyor.
  • 8 ile 8.9 büyüklüğünde yılda 1 deprem oluyor.
  • 9 ve üstü büyüklüğünde 20 yılda 1 deprem oluyor.

Richter ölçeğine göre depremlerin gücü ve hissedilmesi nasıl oluyor?

  • 0 il 1.9 büyüklüğündeki deprem özel sismik aletler ile ölçülür ve 0,001 – 0,7 ton TNT gücündedir.
  • 2 ile 2.9 büyüklüğündeki deprem hareket etmeyen insanlar tarafından hissedilebilir, lambalar sallanabilir ve 1 – 22 ton TNT gücündedir.
  • 3 ile 3.9 büyüklüğündeki deprem evin önünden bir kamyon geçer gibi hissedilir ve 30 – 700 ton TNT gücündedir.
  • 4 ile 4.9 büyüklüğündeki depremde park halindeki arabalar sallanır ve ufak çaplı bir atom bombası gücündedir.
  • 5 ile 5.9 büyüklüğündeki deprem kötü binalarda hasar yaratabilir ve orta çaplı bir atom bombası gücündedir.
  • 6 ile 6.9 büyüklüğündeki deprem büyük hasara ve tsunamiye neden olabilir, büyük çaplı bir atom bombası gücündedir.
  • 7 ile 7.9 büyüklüğündeki deprem ağır hasara, toprak yarıklarına ve tsunamiye neden olabilir, 100 – 200 metrelik bir göktaşı düşmesi gücündedir.
  • 8 ile 8.9 büyüklüğündeki deprem çok büyük hasara neden olur ve 250 – 700 metrelik bir göktaşı düşmesi gücündedir. 
  • 9 ve üstü büyüklüğündeki deprem binlerce kilometrelik alanı etkiler ve levha kırılmalarına neden olabilecek güçtedir. 

Bilinen en büyük depremlerden bazıları:

  • 1960 yılında yaşanan Şili depremi Richter ölçeğine göre 8.6 büyüklüğündedir.
  • 1960 yılında yaşanan Alaska depremi Richter ölçeğine göre 9.2 büyüklüğündedir.
  • 2004 yılında yaşanan Sumatra depremi Richter ölçeğine göre 9.5 büyüklüğündedir.
  • 2011 yılında yaşanan Japonya depremi Richter ölçeğine göre 9 büyüklüğündedir. 

Dünyada yaşanan depremlerin ölçü birimi olarak kullanılan Richter ölçeği nedir, neyi ölçer, nasıl hesaplanır gibi merak edilen soruları yanıtladık. Richter ölçeği elbette oluşan riski görmek için önemli bir kriter ancak asıl riski oluşturan şeyin binalar olduğunu asla unutmayın. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir